“30 Mart Yerel Seçimleri, Türk siyasetine yeni bir isim kazandırdı” Bir Mansur Yavaş Portresi:

Salı, 8 Nisan 2014 13:32

“30 Mart Yerel Seçimleri, Türk siyasetine yeni bir isim kazandırdı: Mansur Yavaş”

Gazeteci Sema Bingöl      bir Mansur Yavaş portresi yazdı…

Bir Mansur Yavaş Portresi

30 Mart Yerel Seçimleri,  Türk siyasetine yeni bir isim kazandırdı. Mansur  Yavaş…

Ankara Beypazarı’nda iki dönem başarılı belediye başkanlığı yapan Mansur Yavaş ne belediye başkanlığı döneminde, ne de daha sonra 2009’da  MHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunda bu kadar tanınmamıştı.  Hatta 3o  Mart seçimleri öncesinde  Melih Gökçek’e  karşı yürüttüğü kampanya sürecinde bile bu kadar dikkat çekmedi.

Yavaş, Türkiye kamuoyuna seçim gecesinde Gökçek ile yürüttüğü başabaş mücadele ile girdi. Kim öne geçti sorusu sabaha kadar gündemde kaldı. Türkiye 31 Mart sabahına uyandığında ise, gündemde seçim sandıklarına ilişkin şaibe iddiaları vardı. İddiaları takip eden isim ise Mansur Yavaş’tı. Ankara’daki mücadele hala o kadar sıcak ki, CHP’ye tekrar katılması ve CHP içindeki yansımaları tartışma konusu olan Mustafa Sarıgül’ün İstanbul’daki durumu konuşulmaz oldu. Artık geniş kitleler o’nu,  Ankara’da verdiği, “sakin ama kararlı” hak mücadelesi ile tanıyor. Yüzlerce genç günlerdir sandık başlarında, CHP Genel Merkezi’nde onun için çalışıyor, saatlerce  bekliyor. Yüzlerce insan Seçim Kurulları’nın önünde toplanıyor, polisler karşı karşıya geliyor.  Türkiye seçimin, meydan meydan dolaşıp konuşmak, gidip sandığı oy atmaktan daha farklı bir şey olduğunu fark ediyor.

Mansur Yavaş, Ankara’nın yeni belediye başkanı olacak mı, olmayacak mı? Bir siyaset fenomeni olan Melih Gökçek’in başkanlığı sona erecek mi ermeyecek mi henüz hukuken belli değil. Ama Yavaş “kaybetse de kazananlar listesinde” yerini almış durumda. Peki  ülkü ocaklarında yetişen, CHP’den aday olan ve şu anda da bir çok CHP’liyi sandık başında bekleten Mansur Yavaş kimdir?

Yavaş, kendisine siyaset yolunu açan Beypazarı doğumlu. 59 yaşında, hukukçu.  Siyaset öncesi 13 yıl avukatlık yapmış. Siyasi yaşamı Belediye Meclis Üyeliği ile başladı.  1994 yılında belediye başkan adayı olarak katıldığı  ilk seçimi kaybetti.  Ancak bir sonraki seçimde, 1999 yılında Beypazarı  halkının yüzde 51’inin oyunu aldı.  “Beypazarı”nı güzelleştiren başkan” olarak tanındı.

İlçenin tarihi dokusunu ön plana çıkardı, tarihi Beypazarı konaklarını restore etti. Turistik hizmetlere önem verdi.  İlçedeki hizmetleriyle  2001 yılında “En İyi Yerel Yönetici”, 2004 yılında da TÜSİAV’ın  “Yılın Belediye Başkanı” ödüllerine layık görüldü.  2004 yılında yapılan yerel seçimlerde bu kez oy oranını yüzde 55’e çıkararak tekrar seçildi.

2009 yılında Gökçek 4. Kez Ankara halkının önüne büyükşehir belediye başkan adayı olarak çıkarken Yavaş’da hedefini büyüttü. Partisi MHP’nin büyükşehir belediye başkan adayı oldu.

Rakipleri Gökçek’in yanısıra CHP’nin adayı Murat Karayalçın’dı.Yavaş’ın adaylığı Ankara için seçimlerin çekişmeli geçmesine neden oldu. Çünkü Gökçek’in yıllardır oy aldığı sağ seçmen bu kez iki alternatifle karşı karşıya kaldı. Gökçek karşıtı kararsız seçmene de, Karayalçın- Yavaş alternatifi sunulmuş oldu.

Gökçek ile Karayalçın arasında polemikler  yaşanırken o,  tabanını toparlamaya çalıştı. Ama kampanya süreci Yavaş’a yakın isimlerin, “MHP Genel Merkezi yeterince destek vermiyor” söylemlerine de sahne oldu.

Yavaş, 2009 seçimlerinde MHP’nin bir önceki seçimde aldığı yaklaşık yüzde 5 oyu, yüzde 27’ye çıkardı ama ipi göğüsleyemedi. Gökçek zaferini ilan etti, o Karayalçın’ın ardından üçüncü oldu.

Seçim sonrası partisinin Merkez Yürütme Kurulu Üyesi oldu. Bir süre bu görevi yürüten Yavaş’ın ismi aniden Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yazdığı bir mektup ve girdiği polemik ile gündeme geldi. MYK Üyesi yavaş, MHP politikalarına ve Bahçeli’nin tavrına ilişkin eleştirilerini Genel Başkanı’na yazdığı bir mektupla anlatmıştı, mektup kısa bir süre sonra basına sızdı. Özellikle de AK Parti ve MHP çevrelerinde yorumlara, tartışmalara neden oldu. Bahçeli’ye yazdığı mektup,  Mansur Yavaş’ı da siyasette yol ayrımına getirdi.

Yavaş’ın MYK Üyesi olarak Bahçeli ile yüz yüze görüşmek ya da eleştirilerini MYK’da söylemek yerine neden mektup yazdığı hep tartışıldı. Yavaş, randevu istediğini ama alamadığını söyledi. Genel Merkez,  randevu talebi olmadığını belirtti.

Parti kulislerinde ise,  Yavaş’ın MHP liderliğine oynadığı bu nedenle öne çıkmaya çalıştığı, Bahçeli’nin de bu niyetten haberdar olduğu belirtildi. Mansur Yavaş, zamanlama ve strateji hatasıyla MHP ile yol ayrımına geldi.

Yavaş’ı, MHP’den koparan ve 2011 milletvekili seçimlerine üç ay kala kaleme alınan o mektupta, Bahçeli’nin yönetim anlayışına ciddi eleştiriler vardı.

Yavaş, MYK’nın, “İstişare kurulu olarak değil, onaylama kurulu” olarak çalıştığını savundu. 2010 anayasa referandumunda MHP’nin takındığı tavrı, “Ülkücü harekete yabancı dar bir kadronun elinden çıkmış politika” olarak niteledi. Bu politika nedeniyle MHP’nin, “CHP’yle özdeş parti” suçlamalarına hedef olduğunu ve özellikle Orta Anadolu’da oy kaybettiğini savundu.

Engin Alan’ın ismini anmadan, “Cuntası oluşumlarda yer aldığı iddiasıyla hakkında davaların devam ettiği isimlerin ön plana çıkarılması her ülkücüde ikinci Nusret Demiral vakası endişesi başlatmıştır” dedi.

Mektubu basına kimin sızdırdığı da hep tartışmalı bir konu olarak kaldı. Genel Merkez, Yavaş’ı, Yavaş Genel Merkezi suçladı.

Ama o mektuptan sonra Yavaş bir daha MYK’da yer bulamadı. 30 Mart yerel seçimleri yaklaşırken, Yavaş adaylık beklentisini net bir şekilde ortada koydu. Ancak Bahçeli yeşil ışık yakmadı. Hatta Yavaş’a ilişkin sorulara, “İlgi alanımızdan çıkmış şahsiyet ne yaparsa yapsın” yanıtını verdi.

Mansur Yavaş’ın Demokrat Parti’den Ankara adaylığı gündeme geldi. Ancak seçime rahat bir ortamda girmek isteyen Gökçek DP’nin seçim kampanyasını finanse etmek için satmayı düşündüğü eski ANAP binasını imar planı değişikliği ile koruma altına aldı.

Daha sonra Gökçek’in Yavaş’a Ankara’da bir ilçenin belediye başkan adaylığı teklifi yaptığı duyuldu. Fakat Yavaş bunu kabul etmedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na danışmanlık yapan sağ kesimden daha önce Tansu Çiller’in de danışmanlığını yapmış bir isim Şükrü Karaca’nın girişimleri ile Yavaş CHP’den aday olmayı kabul etti. Mansur Yavaş Parti Meclisi kararıyla önce CHP üyesi ardından da CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oldu.

Adaylığı hem CHP içindeki bazı kesimlerde, hem de MHP içindeki bazı isimlerde rahatsızlık yarattı. Ama hem parti yönetiminin hem de Yavaş’ın çabaları ile bu süreç krizsiz aşıldı. Kampanyasını polemik ya da ideolojik tartışmalar üzerine değil, projeler ve gökçek karşıtlığı temeline oturttu.

Belediye başkanı seçildiğinde, partizanlık yapmayacağını, parti rozeti bile takmayacağını söyledi. Kampanyasında CHP örgütünün yanısıra, bir çok MHP’li ve BBP’li de çalıştı. Kurumsal olarak olmasa da CHP’liler ile MHP’liler arasındaki bu işbirliği Kılıçdaroğlu’nun Ankara turu sırasında netleşti. Kılıçdaroğlu kendisini selamlayan MHP’lilere bozkurt işareti yaparak selam verdi. Mansur Yavaş MHP’den ne kadar oy getirdi, bunun yanıtı net değil, kimine göre yüzde 10 kimine göre daha fazla. Ama Yavaş’lı MHP’nin yüzde 27 olan oy oranı, bu seçimde yüzde 7.7’ye düştü.

Çekişmeli geçen seçimde Gökçek yüzde 44.8, Yavaş yüzde 43.8 oy aldı, ancak sonuçlara itiraz etti. Yavaş aldığı oy oranı ve ortaya koyduğu profil ile CHP içinde parti oyunu en fazla yükselten siyasetçi oldu.

Şimdi YSK ne diyecek, Yavaş’ın itirazları sonucu değiştirmezse  halkla yakın iletişimi, samimiyeti ve sakinliği ile dikkat çeken Yavaş siyasi hayatına nasıl devam edecek? Devlet Bahçeli yönetimindeki MHP’de hiç bir şansı kalmadığı belli olan Yavaş yoluna CHP’de devam edebilecek mi? Yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçiminde bir rol üstlenebilecek mi? Tüm bu sorular gündemde.  Cevapları zaman içinde alınacak. Ama kesin olan siyasetin ve Türkiye’nin Mansur Yavaş’ı yakından izlemeye devam edeceğiz.

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK OKUNAN TABLET DERGİSİNİ İNDİRMEK İÇİN 

ANDROİD TABANLI TABLETİNİZE İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN