Dipnot Tablet sinema yazarı Ali Arıkan yazdı HAİN EVLAT KEVİN
Dipnot Tablet yine renkli, güncel ve dopdolu bir dergi oldu. Makaleleri, videoları, fotoğraflarıyla başında uzun zaman harcayabileceğiniz bir dergi tablette sizleri bekliyor.
"Bir Yıldız Doğuyor: Lana Del Rey" kapağı ile Dipnot Tablet derginin 46. sayısı çıktı!
Kırmızı. Her yerde kırmızı. Kan. Boya. Domates. Kırmızı. “We Need to Talk About Kevin’de” kırmızı her yerde: evlerin duvarında, saçlarda ve tenlerde, çatlaklardan sızarken, arabaların camlarında. Lynne Ramsey’nin filminde kırmızı, hiç bir zaman göz ardı edilemeyecek, unutulmayacak, lanetini dünyanın sonuna kadar sürdürecek bir facianın yadigârı. İzleyiciyi karamsar ve klostrofobik bir ağın içine hapseden “We Need to Talk About Kevin,” hem senenin en iyi hem de en rahatsız edici filmlerinden biri.
Lynne Ramsay’nin, Lionel Shriver’ın 2003 yılında çıkan aynı adlı kitabından uyarladığı “We Need to Talk About Kevin,” yönetmenin, 2002 tarihli “Morvern Callar’dan” sonraki ilk filmi. Prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nde geçen sene epey ses getirmişti. Bir ara, Altın Palmiye’ye çok yakın olduğu söylendi ama ödülü en sonunda ıskaladı. Aslında “We Need to Talk About Kevin,” yönetmenin önceki filmleri “Morvern Callar” ve “Ratcatcher’ın” rüyamsı havalarıyla benzeşiyor ama o iki filmden ayrıldığı yer, ne kadar dikkatli ve keskin bir gözü olduğu. Ramsay’nin yarattığı dünya hem sonuna kadar gerçek hem de bir düş gibi. Zaten kabuslar da böyle değil midir?
Film, yapısal olarak ikiye bölünmüş. Flashbacklerle, Tida Swinton’ın oynadığı post-modern hippi Eva’nın, neşe dolu ve hiçbir şeyi takmadığı hayatına, Franklin’le (John C Reilly) evlenip veda etmesini görüyoruz. Hamile kaldıktan sonra Eva, seyahat acenteliği işine son veriyor. Fakat izliyoruz ki Eva anneliğe daha hazır değil. İstemediği de yüzündeki her ifadeden okunuyor. Ama asıl sorunlar, doğum yaptıktan sonra başlıyor. Eva ve Franklin’in bebekleri Kevin, über-problem çocuk. Habire ağlıyor, habire ağlıyor; öyle ki Eva, Kevin’in sesini duymamak için yol inşaatlarının ortasına gidiyor; asfaltı devam eden matkapların sesi, Kevin’in ağlamasını ancak yutabiliyor. Kevin büyüdükçe sorunları da artıyor. Ve sonunda…
Sonunda ne olduğunu ilk baştan tam olarak anlayamıyoruz ama fikir yürütebiliyoruz. Şimdiki zamanda Eva, hapisteki Kevin’i ziyaret ediyor, ismi anılmayan o dehşet olaydan sonra yeniden kurduğu hayatına alışmaya çalışıyor. Peki kocası, Kevin’den sonra doğan küçük kızı nerede? Bunların cevabını film yavaş yavaş veriyor.
Filmin ana teması “kötülük doğadan mı gelir yoksa yetiştirmeden mi” diye algılanabilir fakat bence bu biraz yüzeysel bir bakış olur. “We Need to Talk About Kevin’in” yarattığı atmosfer çok daha önemli. Kadınlara toplumun biçtiği annelik rolünün aslında ne kadar büyük bir sorumluluk olduğu ve bunun aslında biraz da kadın düşmanı bir üsteleme olduğu açık. Aynı şekilde, evliliğin sadece kadını değil erkeği de nasıl bir anlamda hadım ettiği, filmin irdelediği konular arasında. Kevin’in (doğuştan ya da daha sonra) haza bir manyak olması sadece bir detay aslında. Öyle ki, filmin rüya gibi çekilmiş olması bize zaten gördüğümüz her şeyi sorgulatıyor. Neyin gerçek olup olmadığını hiçbir zaman bilemiyoruz.
Kevin’in 15-16 yaşlarındaki halini oynayan Ezra Miller, Cem Yılmaz’ın Kaptan Logar’ı gibi (“Çünkü ben psikopatım”) kötülüğü biraz rol keserek gözümüze soksa da, filmdeki diğer iki merkezi oyunculuk mükemmel. Hem Tilda Swinton, hem de John C Reilly döktürüyor. Özellikle Tilda Swinton’ın, Halloween’de arabasıyla evine dönmeye çalıştığı sahneye dikkat edin. Arka planda çalan Buddy Holly’nin “Everyday” şarkısıyla Swinton’ın gözlerinden akan korku inanılmaz bir tezat oluşturuyor. Swinton’ın yüzünde ve mimiklerinde soyut bir kavram olan kabusun, neredeyse somutlaştığını görüyoruz. Roger Ebert de boşuna Tilda Swinton’a Aziz Tilda diye hitap etmiyor zaten.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Dipnot.tv'ye aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
aliarikan@dipnot.tv
etiketler:
KEVİN,
FİLM,
We Need to Talk About Kevin,
KIRMIZI