2017’de tüm sektörleri ve işletmeleri ilgilendiren 5 mega trend

Cuma, 30 Aralık 2016 12:24

Hazırlayan:Ergi Şener

Bundan 10 yıl önceye dönüp baktığımızda, sürücüsüz araçlar, giyilebilir teknolojiler, akıllı kıyafetler bilimkurgu filmlerinde gördüğümüz, zamana göre futuristik olarak nitelendirilen ürünlerdi. Artık, sürücüsüz araçlar, yollardaki yerini almaya başlamış durumda, pek çoğumuz da birden fazla giyilebilir ürüne sahip olmaya başladık bile…

Bu tarz, devrimsel olarak nitelendirilebilecek yeni teknolojiler artık laboratuvar ortamlarından çalışma alanlarımıza, evlerimize, arabalarımıza oldukça hızlı bir şekilde girmekte; tüketicilerin de bu yeni teknolojilere adaptasyonu oldukça kısalmış durumda. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde, iş yapış biçimimizi etkileyecek ve hayatlarımıza yön verecek beş mega trendi inceledim.

Giyilebilir Teknolojiler (Wearables) ve Bağlantılı Ekonomi (“Connected Economy”):

Wearables furyası akıllı bileklik ve saatlerle başladı, ancak bugün farklı işlevlerdeki gözlük ve göze takılabilen lenslerden, kasklara; ayakkabılardan, kıyafetlere kadar oldukça çeşitlenmiş durumda. Moda markaları ve teknoloji şirketleri bağlantılı bir şekilde akıl kazanan ve anlamlı data üreterek, gerekli datayı paylaşan kıyafetler ve ürünler üzerinde çalışmaktalar. IDC’nin tahminine göre, dünya genelinde 2016 sonunda 101,9 milyon adet olan wearables cihaz pazarının, 2020’de 213,6 milyon olması bekleniyor.
Giyilebilir teknolojiler aslında IoT’nin (Internet of Things – Nesnelerin Interneti) bir parçası ve IoT tüm sektörler ve işletmeler açısından çok büyük fırsatlar sunmakta… (özellikle IoT uygulamalarından gelen datanın oluşması, yönetilmesi ve anlamlandırılması boyutunda)

Yeni iş modelleri ve paylaşım ekonomisi (“sharing economy”)

Uber ve Airbnb, herhangi bir varlıkları olmadan, bir işletmenin nasıl yönetilebileceğini tüm dünyaya gösterdi (tek bir araca sahip olmadan dünyanın en büyük taksi firması olmayı başaran Uber, “sharing economy” (paylaşım ekonomisi) modelinin öncülerinden olmayı sürdürüyor. Paylaşım ekonomisinin bir diğer sürükleyicisi, Airbnb, gayrimenkul sahibi olmayan dünyanın en büyük konaklama sağlayıcısı konumunda). Bu firmalar, “disruptive” (yıkıcı) olarak nitelendirilen inovasyonun da öncüsü olarak içerisinde bulundukları pazarları ciddi anlamda dönüştürmekteler. Uygulama üzerinden araç paylaşım platformu sağlayan Lyft de önde gelen yeni nesil ulaşım şirketlerinden biri olarak araç paylaşımının araç sahipliğinin yerine geçeceğini düşünmekte. Lyft’in kurucularından, John Zimmer’a göre Amerika’da araç sahipliği ciddi oranda düşüş göstermekte ve 2025’e kadar büyük şehirlerde araç sahipliği tamamen bitecek.
Dünyanın pek çok farklı bölgesindeki ve ülkesindeki insanlar da evlerini tatil için gelen konaklama arayan kişilere Airbnb üzerinden açarak, otelleri de stratejilerini yeniden gözden geçirmeye zorlamakta…

Cihazlar arasında bağlantı ve Network ekonomisi

Network ekonomisi, pek çok cihazı birbirine bağlayan, veri akışını kolaylaştıran ve tüm dünyadaki insanların ve şirketlerin gerekli hizmetlere anında erişimlerine olanak sağlayan yapısıyla, günümüzdeki pek çok işletme açısından da sinir merkezi haline gelmiş durumda. Cisco’ya göre 2020’ye kadar 50 milyar cihazın birbirine bağlı olması bekleniyor. Bu da hem işletmeler, hem de tüketiciler açısından hayal gücü ile sınırlı fırsatlar ortaya çıkarmakta. Örneğin, network ekonomisi üzerine kurulmuş olan Practo isimli Hintli bir firma, her yıl doktor, dişçi, spor salonu, spa salonu gibi farklı işletmelere yönelik 40 milyondan fazla randevuyu yöneten dünyanın en büyük rezervasyon platformu halini almış durumda.

Her zaman, her yerde ödeme

Ödemeye yönelik sürekli yeni kanallar ile karşılaşmakta ve bunlara adapte olmaktayız. Yeni nesil ATM’ler, online ya da mobil bankacılık kanalları, geleneksel kanalların yerini hızla almakta. Gelişen kanalların benimsenmesi sağlayan etkenlerin başında hız, işlem maliyetlerinin düşmesi, güvenlik ve kolaylık gelmekte. Apple Pay, Android Pay ya da güvenilir, sadık müşteri kitlesi olan markaların uygulamaları içinden gerçekleştirilen tek tuşla ödeme opsiyonları hızla artış göstermekte.

Makro değişiklikler Yıkıcı (disrupted) Ekonomi

Geçtiğimiz birkaç yıl içinde, işletmeler Brexit, Ortadoğu’da devam eden kriz gibi etmenlerden ya da Sarbanes Oxley, doğal afetler, veya Afrika’da yayılan Ebola, Güney Amerika’da çıkan Zika virüsü gibi jeopolitik değişimlerden oldukça etkilendi.Bugünün global dünyasında, Dünya’nın herhangi bir yerindeki bir işletme bu koşullardan da etkilenebilir ve dolayısıyla, piyasa değişimlerine ayak uydurmaları ve modellerini bu doğrultuda ayarlamaları gerekiyor.